CL Çeyrek Finalinde rakibimiz Dünya devi Real Madrid oldu.Dünya futbol otoriterleri Madrid karşısında takımımızın şansının çok zayıf olduğunu belirtmişlerdi.Acaba öle miydi?Şansımız yok muydu? İlk maç için İspanya ya aktık dünyanın dört bir yanından.Yine Galatasaray Tribünlerinin ne olduğunu gösterdik Dünya ya.Ama oyun istediğimiz gibi olmadı.İspanya dan 3-0 lık bir mağlubiyetle döndük İstanbul'a.
Her şey bitmiş miydi? Bunu rövanş maçında görecektik.
Hafta boyunca turun imkansız olduğunu, hatta yine malup olacağımızı bile söleyen çok insan vardı.Ama o gün o statda aslında bizlerin hep yaşadığı ve alışık olduğu bir atmosfer vardı.Daha doğrusu İNANÇ! Boşuna demiyoruz ya Galatasarayın olduğu yerde hep umut vardır diye.Velhasıl maç yoğun baskımız ve tezahüratlarımızla başladı.Ama çok erken bir gol yedik dünyanın en yetenekli 2.(!) futbolcusundan.İstediğimiz oyunu ilk yarı itibariyle sergileyemedik.Devre böle tamamlandı.Artık tekbir isteğimiz vardı aslanlarımız dan.GALİBİYET
Dünyanın en iyi ve pahalı takımına
ALİ SAMİ YEN Cehennemini tattırmanın tam zamanıydı.2.yarıya fırtına gibi başladık.Önce Eboue'nin muhteşem füzesiyle 1-1,sonra Sneijderle 2-1 öne geçtik.İki dakika henüz olmuştu ki Didier Drogbaaaaaaaaaaaaa attı.Stad yemin ederim yıkıldı.Keşke orada olup o ana tanıktık edebilseydiniz.Orada olan biri olarak sölüyorum. Herkes sanki gaz bombası yemiş gibi afallamış sağa sola anlamsızca bakıyor,hatta bu skora inanamayıp yanındakine anlamsızca sorular sorup duruyordu:) Sonra dedik ki Acaba olur mu? Bir futbol oynuyoruz ki o Real Madrid nasıl şuursuzca topu kalelerinden uzaklaştırıyor anlatamam.Tribünler sahaya kusuyor adeta;
-"BİZİM İÇİN MADRİTEDE KOYYY CİMBOM GOLL CİMBOM GOLL"
Drogba 1 gol daha attı ama ofsayt olarak kesildi.Sonraki dakikalarda istediğimiz tur skorunu alamadık ve Ronaldo'nun son dakika golüyle sahadan 3-2 galip ayrıldık.Ve kimse o gece o stad dan üzgün ayrılmadı.Başı dik, onurlu, gururlu ve iyi ki "GALATASARAYLIYIM BE" diyerek ayrıldı.
"ŞAMPİYONLUK ŞARKISI BÖLE YARIM KALMAYACAK,O KUPA BİRGÜN ELLERİMİZDE KALKACAK"