Ne güzel bir şey Pazartesi Sendromu yaşamadan yeni bir haftaya merhaba demek.Ne güzel şey haftalar öncesinde avuçlarını avuşturan, ama iş değişince başka yerlerini avuçlayanları susturmak.Ne güzel şey çekilen cefanın, sıkıntının, derdin-kederin unutulması. Ulan sen ne güzel şeysin be Galatasaray.
Biz öle bir takımız ki adamı madam yapar,eline davetiye verip kapı kapı dolaştırırız.
Hele bir de öle bir koreografi yapmışız ki cuk diye oturdu adamların midesine.Geçen sene yaptığımız aslan figürü Kadıköyü göstererek "Şampiyonluk yakın,Saraçoğlunu yakın" demişti.Gittik saraçoğlu harbiden de yandı.Köpürdüler delirdiler.Kupamızı da aldık geldik.Öncesinde meşhur Kel fenerli figürü 2 saniye dayanıp kendini derin bir boşluğa bırakmıştı.Onu da gördük tabi ki Arenada.
Birden arka fonda bir parça çalmaya başladı.Yıllar öncesinin bir Mustafa Sandal parçası."Beni ağlatma (Kadıköyde cimbom A...ı S...e, Şampiyonluk kupası G...e girince ağlama beni ağlatma).Sonra yükselmeye başladı o büyüleyici kareler.Onlar yükseldikçe deliriyor tv başında ki ezikler.
Veee Eziklerin haline katıla katıla gülen aslan,kafasını iki elinin arasına almış Kel fenerlinin stadının yanışını izlemesi.Yandan nasıl zevk yapıyoruz tahmin edemezsiniz.
Velhasıl kelam verdik hak ettikleri dersi.Lafı daha fazla uzatmayıp kendilerine birkez daha soruyoruz;
KOYDUK MU?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder